Yaratıcı Yazarlık Nedir ?

Yaratıcı Yazarlık Nedir ?

Duygularınızı, düşüncelerinizi, fikirlerinizi, deneyimlerinizi yazmanız size sağlık kazandıracak güçlü bir yöntemdir. Bu yolla içsel varlığımızın kendisini dile getirmesine olanak tanır, bu sayede kendimizi de daha net görüp anlayabiliriz. İçimizde hapsetdiğimiz duygular uzun süre boyunca orada dokunulmadan kalabilir hatta unutulabilir. Yazmaya başlayarak bu gün ışığına çikarabiliriz.

Otobiyografinizi yazmaya deneyin. Bu amaçla anılarınızı nesnel bir gözle ve dürüst bir şekilde gözden Yaşamınıza göz atarak duygularınızı ve düşüncelerinizi yazın. Yaşamınızın farklı dönemlerini birbirine bağlayan olaylar örgüsünü, olayların, deneyimlerin yarattığı duyguları yazın. Kendi hikayenizi anlatın. Günde en az 20 dakika boyunca yazın. Geçmişinize dönüp baktığınızda umulmadık, kendinizi daha iyi anlamanızı sağlayacak şeylerin farkına varabilirsiniz. Ya da isterseniz bir günlük tutabilirsiniz. Günden güne ya da haftada bir yaşadıklarınızı, bunlar karşısındaki tepkilerinizi, duygularınızı, içsel dünyanızı ve sağlığınızı anlatabilirsiniz. Doktorların uyguladıkları tedavileri yazabilirsiniz. Hastalığınız hakkındaki teşhis size neler hissettirdi? Hayattaki amaçlarınızı ve önceliklerinizi ne yönde değiştirdi? Yaşamınızdaki diğer insanları nasıl etkiledi?

Anne-babanızı, eşinizi, çocuklarınızı, evinizi, işyerinizi yazın. İsterseniz bir duygu, bir ilişki, bir anlaşmazlık konusu ya da bedeninizin iyileştirilmesi gereken bir bölgesi gibi belirli bir mesele üzerinde yoğunlaşan. Neler hissettiğinizi, bu konuda neler yapmak istediğinizi, eksikliğinde neler hissedeceğinizi anlatın. Öfkelerinizi, üzüntülerinizi, acılarınızı, sevginizi, kaygılarınızı yazın. Yazarken bırakın sözcükler kendiliğinden dökülsün. Ortaya çıkacak sözcükler sizi şaşırtabilir. olabildiğince açık ve dürüst olun. Yazdıklarınızdan dolayı konseye hesap verecek değilsiniz. Yazmak kendi kendinizle arkadaş olmanın, kendinizi kendinize anlatmanın yollarından biridir.

Yaratıcı Yazarlık

Hastalığınızı ya da bedeninizdeki organlarla yaptığınız hayali diyalogları yazın. Hatta isterseniz mektup yazarak neler hissetiğinizi anlatabilirsiniz. “Sevgili kanser…” diye başlayarak, hastalığın size hissettirdiği her şeyi anlatın. Ardından kanserin size yanıtını yazın. Hastalığınız size çok şaşırtıcı şeyler anlatabilir. Bu; hastalığınızı, hastalıktan etkilenen bölgenizi de bir parçanız olarak, kurtulmanız gereken değil, tanıyıp kabullenmeniz, sevmeniz gereken bir şey olarak görmenizi de sağlayacaktır.

İsterseniz her sayfaya bir soruyla başlayabilirsiniz. Sayfanın tepesine bir soru yazarak özgürce yanıtlayın. Aynı soruyu haftada bir sorarak yanıtlarınızın nasıl değiştiğini, ne yönde geliştiğini değerlendirebilirsiniz. Örneğin:

  • Kendimi nasıl görüyorum?
  • Bedenim hakkında neler hissediyorum?
  • Hastalığımı nasıl değerlendiriyorum?
  • İyileşme sürecime nasıl bakıyorum?
  • Neleri kabullenmeye hazırım?

Yazmak, iletişimin kapılarını açar. İletişimin olmaması kişiyi yalnızlığa ve korkuya sürükler. Kendinizle iletişim kurarak, içsel dünyasını keşfedebileceğiniz yeni bir arkadaş edinmiş olursunuz. Bu yazıda genel olarak hastalıktan yola çıkılarak verilmiş örnekler var ama siz eminim ki bunu kendi yaşam şartlarınıza göre şekillendirmeyi başaracaksınız. Belki bir blog açar orda yazmaya başlarsınız kim bilir belki para bile kazanırsınız 🙂 görüşmek üzere sevgili okurum.

Bir Yanıt