Faruk Doğan (o şimdi asker)

 

İsmimin bir önemi olmayan…
çünkü; “bütün ışıkların aynı hızda gittiği, ve hepsinin tek amaçları aydınlatmak olduğu yerde ha güneşten ha mumdan çıkmış ne fark eder.” Dediğim bir ruhun masalı olan bedenini yaşıyoruz.
Nereli olduğuma gelince, bunu bende merak ediyorum. Çünkü; “yoktan gelmemişsem varda ne işim var?” sorusu aklımı hep iğdeliyor ve “ben sende yoksam burda var olmamın ne önemi var?” diyor yıldızlara seyre duruyorum.
Yaşım henüz doğmuş biri için cahil, haddinden fazla yaşayanlar için bilge. Neyse siz asıl şu soruyu sorun “hangi zaman dilimini yaşıyorum ben?”
Sevdiğim şeylerden bahsedeyim biraz, yemek yememeyi, banyo yapmamayı, uyumamayı ve ağlayamamayı çok seviyorum.
Hobilerim ise aya çıkıp dünyayı seyretmek, bana benzeyen varlıklarla bi pencereden bakarak konuşmak ve …. Neyse “unutma aydınlıkta herkes görür, asıl keşfedilmeyi bekleyen yer gidipte gelinmeyen karanlıklardır, bu bir metre yerin dibi olsada.” 🙋🏻‍♂️

 

Nur Alpaydın (yeni yazarımız olur kendileri) 

 

Sadelikten daha zor bir şey olduğunu düşünüyorum, oda sahtelikten uzak bir kalabalık. Az olan her şeyi kontrol etmenin kolaylığının yanında çokluğun, kalabalıklığın kontrolünün her açıdan zor olduğunu, her anımda hissediyorum ve ben bu şekilde ben olabilmekten haz alıyorum. Yinede bir ip cambazının dengeyi ve kıvraklığı yakalayamadığı o anda düşüşün sonuçlarını biliyorum. Bu yüzden kalabalığımla delirmeden önce karşılaşmamız bir mucize. Zihnimde bitmek bilmeyen bir melodi birbirleriyle çekişip duran notalar var, yinede hemen yanında duran berrak nehrin akışıyla sakinleştiriyorum kendimi. İyinin ve kötünün gücünü sükunetle izliyorum. Hayat yin yang gerçekliğiyle kuruluysa neden siyahı yargılayayım. Siyahta benim, beyazda, iç içe geçen halkalarda… Yeterki bana ait olsun ve beni anlayabilecek kapasitede olan renklerden başka siyahımada beyazımada karışacak renkler olmasın.

 

Veeee… Ben Emir Yiğit

Ben yirmili yaşların başında tazecik biriyim. Ölme korkum yüzünden hayat bana yazmayı öğretti, bundan yüzyıl sonra şuan bu yazıyı okuyan kimse hayatta olmayacak. Ben bir iz bırakmak istiyorum. Bu boktan dünyaya bir çivide ben çakmak istiyorum. Hayat beni sağa sola iterken yaşama amacımı unutmamaya çalışıyorum. Hepimizin bir amacı olduğuna inanan birisi değilim bazı insanlar figüran bence, öyle kolay kolay herkese yer yok burada. Yer sahibi olmak istiyorsan tırnaklarına kazıman gerekli. Neyse neyse ben yine gereksiz şeylere bağladım konuyu.

Okumayı severim, balık tutmayı severim yemeyi sevmem. Uyumaktan hoşlanmıyorum genelde beş saat uyuyorum. Sosyal medya ve web site işleri ile uğraşıyorum. Görmüş olduğunuz bu harikulade web sitesi gibi siteler yapıyorum. Benim hayatım böyle geçiyor. Hayallerimi yazmayı pek sevmem ama siz yabancı değilsiniz. Siteden kazandığımız beş dolar ile yurt dışı seyahati ayarlardım yakında gidiyorum kip bays muck

Kısaca hayat güzel değil ama kuşlar hâlâ uçuyor, biz doğayı yok edene kadar.