Hayal Gücümüz Ne Kadar Güçlü ?

Hayal Gücümüz Ne Kadar Güçlü ?

İnsanda bulunan en büyük gücü işleyeceğiz bugün…💪🏻
Hayal gücümüzü🧚🏻‍♂
İnsanların en üstün özelliği hayal ediyor olmasıdır. Bugün hayali işleyeceğiz ve hayaller gerçek olabiliyor mu?
Gerçek ve hayal nasıl ayırt edilir ediliyor?
▪Bunlar temel konular değerli arkadaşlarım.
Farzedelim ki dersimiz Türkçe ve alfabe nedir onu işliyoruz. Sonra harfler işleyeceğiz gibi düşünün, cümle kurma gibi bizler insanlar olarak gerçeğin tanımını yapabiliyoruz. Fiziksel beş duyumuz da algılayabilirdiklerimiz bize göre gerçek…
Bu duyguların dışında kalanlar ise gerçekdışı olarak kabul ediliyor. Fiziksel beş duyumuzu hatırlayalım;
🔹 Görme👀
🔸Duyma👂
🔹Koklama👃
🔸Tad alma👅
🔹Dokunma✋🏻
👉🏻 Bu beş duyumuz bizim evrenimizde şekillendiriyor. Bu konuyla bağlantılı bir konuyu daha anlatayım.
📢 bizden evrende yaşıyoruz, fakat evren bizimle yaşamamakta. Her canlı kendi evreninde yaşar. Bu nasıl oluyor?
Şöyle ki; fiziksel 5 duyumuzun bize sunduğu gerçeklik aralığı
↔1-7000 nörgment aralığında
1-7000 nörgment aralığı bize göre var ve gerçek. Bu aralığın dışında da kalanlar bize göre yok ve gerçek değil. Çünkü duyu ötesi oysaki evrende birden başlayıp sonsuza kadar uzanan dalga boyları mevcut. Bunlar bize göre gerçek olmuyor. Peki bize göre gerçek olmayan, gerçekten gerçek oluyor mu? 🤷🏻‍♂
Herkes telefon klavyesine baksın.🙄
Ü harfine bakın. Bizim beş duyumuz yani gerçekliğimiz Ü harfinin soldaki üst köşesindeki noktası kadar. Bize göre Ü harfi yok sadece nokta var.
Sizce bu kabul edilebilir bir şey mi? Oysaki yanında bir nokta daha var. Yanında başka noktalar ve harfler bu harflerin bir sıralanışı var. Bu sıralanışının bir adı var yani alfabe…
Bu harfler bir araya gelerek bir düzen oluşturmakta. Ve buna cümle diyoruz. Bu cümlede bir anlam var ama bize göre bunlar yok bunlar gerçek değil sadece. Var geri kalan her şeyi Uydurma bu görüşü kabul eden herkes aynı evrende yaşıyor. Kendi düşünce kalıbıyla ve farkındalığıyla yanında noktayı görebilen kişi o kişiyle aynı evrende yaşamıyor. Ü’yü görmeyi başarabilmiş kişi de diğer kişiyle aynı evrende yaşamıyor.
Yani evren algılarımızdan ibaret Bu sebeptendir ki her canlı kendi evlerinde yaşıyor ve evrenin kendi algısal gerçekliğin de yaşatıyor. Bu konuyu daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. Sadece ufaktan bir baktık. Konuyla bağlantılı olduğu için…
🙆🏻‍♂ Gelelim evlendiğimizi büyütmeye.
Sizde parapsikolojiye ilgi duyan bir şekilde hayatınızda bu ezoterik konularla karşılaşmış maneviyatı merak edip adım atmayı başarmış seçkin kişiler toplulusunuz. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum. Ki zaten sizde az veya çok bunun farkındasınızdır. İnsanın üstünlüğü hayalinden geliyor dedim beş duyumuz un dışarısında kalan bir olay olduğu için hayal gerçek sayılmıyor bu bir bakıma doğru bir bakıma yanmış hayal ve gerçeğin farkına varmak elbette gerekiyor. Fakat neyin hayal neyin gerçek olduğunu da bilmek lazım. Eğer bu işin içerisinde isek.
💁🏻‍♂ hayali gerçekten ayran, gerçeği hayalinden ayıran ince bir çizgi var. Buna duyu diyoruz. Hayalin gerçekten tek farkı hissedilebilir olmayışıdır. Herkes hayalinde bir elma düşünsün. Kiminizin kırmızı, kiminin yeşil, kiminizin sarı, kiminizin Apple logosunu düşündü. Bu herkesin kendi hayalidir ve bu bir hayaldir. Çünkü kurmuş olduğunuz hayali hissetmediniz. Aslında bu hayal tamamen gerçek dışı değildir. Gerçek olan bir objeyi hayalimize aktarmış olduk. Fakat hayalimize element yükleyip o hayali gerçeğe çekmedik kısacası hayalimizi hissetmedik fakat bu düşündüğünüz elma bile alt mental boyutumuzda gerçek oldu daha fazla karışmadan açıklık getireyim.

🙊🙉🙈 Bizim elementlerimiz var. Temel 4  elementten yola çıkayım. Dört temel elementi boyutlarmıza paylaştıralım.
Ateş 🔥 Ruhsal boyut
Su 💧 Astral boyut
Toprak 🌔 Mental boyut
Hava 🌪 Alt mental boyut
Alt mental boyut bizim hayal boyutumuz. Toprak elementi bu dünyanın boyut elementi, fiziksel gerçekliğimizin temel elementi. Alt mental boyuta toprak elementinin aktarırsak onu üst mental boyuta taşımış oluruz. Oradan da mental boyuta aynı zamanda alt mental boyutta düşünülen bir olay.

 

Yazı için Murat Yalman’a teşekkür ederim.

Bir Yanıt